<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kelebek@PIS-ii:~$ &#187; Buluşma</title>
	<atom:link href="http://blog.yollu.com/tag/bulusma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.yollu.com</link>
	<description>Aşkın Yollu&#039;nun Web Günlüğü</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Dec 2009 06:45:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Doğayla Barış, İnsana Özgürlük İçin Buluşuyoruz</title>
		<link>http://blog.yollu.com/2007/06/11/dogayla-baris-insana-ozgurluk-icin-bulusuyoruz/</link>
		<comments>http://blog.yollu.com/2007/06/11/dogayla-baris-insana-ozgurluk-icin-bulusuyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jun 2007 23:59:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aşkın Yollu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konudışı]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[Dikili]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kamp]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bobrektasi.org/2007/06/11/dogayla-baris-insana-ozgurluk-icin-bulusuyoruz/</guid>
		<description><![CDATA[Bundan dokuz yıl önce dünya gençliği; paylaşmak, üretmek ve dünyaya gençliğin nasıl bir yaşam istediğini göstermek için Bergama'da bir araya geldi. Dünyanın ve Türkiye'nin birçok yerinden gelen gençler, aydınlar, yazarlar, sendika temsilcilerinin bir arada geçirdikleri bu on günü, kampa katılan Yazar Adnan Özyalçıner "Bu karşılaşmanın yaşlı dünyamız için başarılı bir gençleşme eylemi olacağına inanıyorum" diyerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan dokuz yıl önce dünya gençliği; paylaşmak, üretmek ve dünyaya gençliğin nasıl bir yaşam istediğini göstermek için Bergama'da bir araya geldi. Dünyanın ve Türkiye'nin birçok yerinden gelen gençler, aydınlar, yazarlar, sendika temsilcilerinin bir arada geçirdikleri bu on günü, kampa katılan Yazar Adnan Özyalçıner "Bu karşılaşmanın yaşlı dünyamız için başarılı bir gençleşme eylemi olacağına inanıyorum" diyerek tarif etmişti. Bergama, 1998 yılında; ırkçılığa, bölgesel çatışmalara ve çevre talanına karşı başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın yirmi ülkesinden gence ev sahipliği yaptı. Dünya Gençlerinin Bergama Buluşması bizlere, yeni bir dünyayı kuracak güç ve enerjinin gençliğin içinde bulunduğunu bir kez daha gösterdi.<br />
<span id="more-12"></span><br />
Aradan yedi yıl geçtikten sonra 2004 yazında "barış içinde, yaşanılır bir dünya", hâlâ bütün dünya gençliğinin ortak özlemiydi. Şovenizmin kışkırtıldığı bir dönemde “Barış ve Kardeşlik” için buluştuk Dikili’de. Bu yaz ise Dikili’de insanlığın geleceği tehdit ediliyorken “Doğayla Barış, İnsana Özgürlük” diyerek geleceğimize sahip çıkacağız. Gençleşmeye, hayal kurmaya, paylaşmaya ve barışa her zamankinden daha fazla ihtiyacı olan yaşlı dünyamız için, 15-25 Ağustos'ta tarihleri arasında Dikili'de yeniden bir araya geleceğiz.</p>
<p><strong>Özelleştirilen Bir Dünya, Bireycileşen Bir Gençlik İstiyorlar</strong></p>
<p>Yeteneklerimizi, ilgi alanlarımızı, kültürümüzü, heyecanımızı üç saatlik bir sınava ya da atölye tezgâhının başına bağlayanlar için dünya 'özelleştikçe güzelleşiyor'. Tiyatro, müzik, halk oyunlarına olan ilgimiz, imkânların darlığından daha başlarken bitiyor. Parası olanın ayağına kadar giden müzik, tiyatro, sağlık, eğitim vb. parası olmayan için bir lüks halini alıyor. Her hizmeti parayla alınıp satılan bir şeye dönüştürenler için gençliğin enerji ve hayallerini de bundan farksız düşünmedikleri bir dünya da yaşıyoruz. Tiyatro ve sinema salonları şehrin en zengin bölgelerinde kurulurken bizlerin çoğunun bahtına kahve köşeleri, uyuşturucu ve çeteler düşüyor. Ama aynı zamanda da, tüm bunlara karşı bir araya gelmek, yeteneklerimiz ve enerjimizi birleştirmek!..</p>
<p>Bir iş bulabilmek, üniversiteye girebilmek, işten atılmamak için sürekli bir rekabetin içine sokulduğumuz çemberin dışına çıkmak, insanca yaşanabilecek bir dünyayı kurmanın adımlarını atabilmek için bir araya geliyoruz. Birlikte üretmenin, paylaşmanın, kardeşleşmenin, tartışmanın gençliğin barındırdığı en büyük özellikler olduğunu bilerek, geleceğimizi bu özelliklerimizin üzerinden yükseltmek için yarınımızı kurmaya çağırıyoruz.</p>
<p><strong>Sesler...</strong></p>
<p>SESLER… Sesler geliyor dört bir yandan, kapkara karanlık sesler. Savaşları yaratan, insanları katleden sesler…</p>
<p>Bombalar, tanklar ve savaş uçakları haykırıyorlar: “Ortadoğu’ya demokrasi götürüyoruz”! Hastanelere, kütüphanelere, okullara demokrasi yazıyorlar kandan mürekkepleri ile. İstiyorlar ki halklar birbirine düşman olsun. ABD’nin gürültüsü bu, İsrail’in de. ABD’deki Asyalı, Latin Amerikalı genç göçmenler öğrenim paralarını çıkarabilmek veya vatandaşlık hakkı kazanabilmek için gidiyorlar ölüme. Emperyalizm gençliğin geleceğine ölüm ve savaş vaat ediyor. Türkiye egemenleri de Musul deyip Kerkük deyip, Türkiye gençliğini de bu bataklığa çekmek istiyor. Bu ülkede Kürt sorunu en çok gençleri vuruyor.</p>
<p>Sesler yükseliyor Bağdat semalarında. Kanla gelen “demokrasiye” karşı direniş türküleri söyleniyor. Felluce işgale boyun eğmiyor. Türkiye’de bir halkın köyleri yakılıp boşaltılıyor. Bu halk inadına “Aşitî!”diyor. Onlar Türkiye’nin savaş çığırtkanları, ne zaman halklar bayram edecek olsa düşmanlığı kışkırtıyorlar. Türk ve Kürt gençlerini birbirlerine kırdırmaya çalışıyorlar.</p>
<p>Oysa onlar değil mi dil, din, mezhep ve milliyet ayrımı gözetmeksizin halkları açlığa ve sefalete mahkûm eden, bizleri eğitimsiz ve sağlıksız bırakmaya yeltenen. Onlar değil mi gençliği içine alıp uyuşturucuyla, milliyetçilikle, ırkçılıkla öğütmeye çalışan. Gençliğin enerjisini üretmeye, yaşatmaya ve yaşamı örmeye değil de sadece tüketmeye sevk eden, onu tek tipleştirip bencilleştiren.</p>
<p>Kapitalizmin gözü doymuyor. Dünyaya savaşlarla acıdan başka bir şey vaat etmeyen kapitalizm kâr için üzerinde hegemonyasını sürdürdüğü dünyayı bile yakmaya hazır! Kapitalizm hayattan çoktan vazgeçmiş. Biz de mi vazgeçmeliyiz hayattan? Savaşların ve kapitalizmin yol açtığı diğer felaketler insanlığın geleceğini tehdit ediyor. Bilim insanları dünyanın felaketin eşiğinde olduğunun altını çiziyor ve çözüm önerileri getiriyorlar. Her şeyi kâra dönüştüren sistemin bekçileri bu çözümlere kulak tıkıyorlar. Eğer gerçekten dünyayı küresel ısınmadan kurtarmak istiyorsak, doğayı sömürüden kurtarmak istiyorsak da onu kapitalistlerin elinden kurtarmalıyız.</p>
<p>Milliyetçilik, savaş, yolsuzluk, doğa katliamı… Ve daha nice yitirdiklerimiz güzel bir yaşama ve geleceğe dair. Bunların hepsi zifiri karanlık sesler. Duyuyor musunuz kapitalizmin karnı gurulduyor. Ama...</p>
<p>SESLER… Sesler geliyor dört bir yandan. Masmavi özgürlük türküleri yükseliyor. Tarihimizden, geçmişimizden sesimize can geliyor. 9 Sene önce “dünya gençleri kardeştir” diyerek Bergama’dan yola çıkan, bir araya gelip barışın ve kardeşliğin kınasını yakan genç kızlar, delikanlılar… Karanlığın bizi çektiği yozlaşmaya inat, genç olmanın bir anlamı var diyen, enerjisini kendini gerçekleştirmeye, kültürünü yaşatmaya harcayan, harcadıkça enerjisi artan gençler. 9 yıl önce Bergama’da siyanürlü altın çıkararak köylülerin ve doğanın yaşamını tehdit eden kapitalizmin karşısına dikilerek dayanışmalarını göstermişlerdi. “Siyanürcü şirket Bergama’yı terk et” diyerek köylülerle birlikte şirketlere köyden çıkış yolunu göstermişlerdi. Emperyalizmin pisliklerini süpürmeye çalışan Bergama köylülerine omuz vermişlerdi. Çeşitli ülkelerden gelen gençler, savaşsız bir dünyayı yaratmanın yollarını ve burada gençliğe düşen görevleri tartışmışlardı. İki sene önce Dikili’de ise, kışkırtılan Türk ve Kürt kavgasının karşısına geçerek “Yaşasın halkların kardeşliği” diye haykırdılar. 10 gün boyunca birlikte üretip birlikte yaşamanın o doyumsuz zevkine vardılar. Türkçe türkülere Kürtçe türküler karıştı, sesler çoğaldı. Bir sese diğeri katıldıkça dünyalar değişti. Neler paylaşılmadı ki? Dili, mezhebi, milliyeti farklı olsa da düşü birdi hepimizin. Savaşsız ve sömürüsüz insanca bir dünya... Ve kurulan atölyelerde başladık yaşamı örmeye… Kimimiz duvarlara mavi özgürlük resimleri yaptı, kimimiz bembeyaz bir barış ezgisi kattı. Bazıları çıktı sahneye kendinden bir öykü anlattı, bazıları mısralarla hayatın damarlarından aktı. Düşünü heykelinde konuşturanlar vardı, halayını düşüyle çekenler… Kısacası her türlü yeteneğe açık bir kapı vardı. Üretkenliğimiz ve yaratıcılığımız söylenenin aksine hiç de kör değildi. Öyleyse kurtuluşumuz için mücadele etmek gerekirdi. Aydınlar, akademisyenler geldi, panellerde bize anlattı, bizi dinledi. Sanatçılarla sanat ve kültür üzerine sohbetler edildi.</p>
<p>Bugün yine kapitalizmin yağmacı eli, tarihi ve doğayı katlediyor. Geçmişinde bir tıp merkezi olarak kurulan Dikili’deki Allinoi antik kenti, Yortanlı Barajı yüzünden sular altında kalma tehlikesinde. Tıpkı Hasankeyf ve diğer birçok zenginliğimiz gibi. Allinoi tarihinde su nedeniyle bereketli bir kent olarak bilinirken bugün baraj suları yüzünden yok olmak üzere. Gözleri para ve kardan başka hiçbir şeyi görmeyen kapitalistler ne tarihi ne de doğayı düşünüyorlar. Biz gençler ise iki sene önce olduğu gibi bu yaz yapılacak kampta da doğaya sahip çıktığımızı, tarihi kimsenin kolay kolay yok edemeyeceğini göstermek için yine Dikili’de buluşuyoruz. “Doğayla Barış, İnsana Özgürlük” diyoruz.</p>
<p><strong>Genç Olmanın Bir Anlamı Var</strong></p>
<p> “Türk, Kürt, Ermeni, Laz, Çerkez tüm haklar kardeştir” diyoruz. Biz gençler iddialıyız; tüm bu çeşitliliği bağrımıza sığdırırız. Bu topraklar bizi birleştirdi ve yüzyıllardır birlikteliğimize tanıklık etti. Biz yine birlikte üreteceğiz. Atölyelerimizde yine bizi tek tipleştirmelerine karşı ürettiklerimizle renkleneceğiz. Çünkü farklılıklarımız zenginliğimizdir. Savaşın tohumlarına karşı barışı ve kardeşliği; bizi bencilleştirmeye çalışmalarına karşı da dayanışmayı savunacağız. Bizi eğitim sisteminde, iş yaşamında rekabete sokup bencilleştirmeye çalışan zihniyeti boşa çıkaracağız. Yalnızca Türkiye halklarıyla değil Dünya’nın farklı yerlerinden gelen gençlerle buluşup omuz omuza verip geleceğimizi öreceğiz. Çaresizliği ve çözümsüzlüğü tanımıyoruz. Bizce genç olmanın bir anlamı var. Bizim enerjimiz var. Geleceğimiz için mücadele sorumluluğumuz var.</p>
<p>Biz yine yola çıkıyoruz. Barışın resmini yapmaya, kardeşlik türküleri söylemeye, özgürlük mısraları dizmeye, doğaya sahip çıkmaya; yani yaşamı örmeye!</p>
<p>Genç olmak lazım! Bu çürük düzenin içinde diri durmak lazım. Diri duracağız ki insanın insana zulmüne yol verene, doğayı katledene karşı duracağız; yaşamın her anını ilmek ilmek işlemek için ayakta olacağız. Türkü söylerken cılız çıkmayacak sesimiz, yanımızdakinin sesine karışacak, haykıracağız. Okulumuzda, fabrikada, sokağımızda; kavgamızda, mücadelemizde durmadan üretecek, birikeceğiz. Ve an gelip onları paylaşmamız gerektiğinde hiç geri durmayacağız; hayatın bize sunduğunu kardeşlerimize sunmaktan; paylaşacağız.</p>
<p>SESLER… Sesler geliyor dört bir yandan… Gençliğin masmavi ayak sesleri… Duyuyor musunuz?</p>
<p><strong>Bugüne ve Geleceğimize Dair Bir On Gün...</strong></p>
<p>Aydınların, sanatçıların, yurtdışından konukların katılımı ile birlikte geçireceğimiz on gün bizler için dünyanın gidişine bir müdahale olacaktır. Paneller, söyleşiler, spor etkinlikleri, atölye çalışmaları, konserler ve dinlenerek geçireceğimiz on günde yaşlı dünyaya barış mesajlarımızı vereceğiz.</p>
<p>"Bizlere güzel bir geleceği beklemek yetmez. Ona doğru yürümek için adım atmalıyız." Dikili kampımızı bu adımın bir parçası yapmak için kolları sıvamaya çağırıyoruz.</p>
<p><a href="http://www.genclikbulusmasi.net/">http://www.genclikbulusmasi.net/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.yollu.com/2007/06/11/dogayla-baris-insana-ozgurluk-icin-bulusuyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
